"advocate" in Turkish language

Advocate in Turkish language: savunucu

Advocate

Savunucu

In other languages

“advocate” in all languages →

Usage examples

On this page you will find many examples of translated sentences containing "advocate" from English to Turkish.

Search Engine of translations. Examples are entered by users and also collected from external websites..

10 examples sentences

  • Gazetede dehşet verici görüntüler eşliğinde okuduğumuz şeyler ilerlemiş yaşlarda yataklarında ölen çok daha fazla insana dair raporlardan daha çok hafızamıza yazılır. Görüş ve savunuculuk piyasasında dinamikler vardır bugüne kadar kimse herşey daha iyiye gidiyor diyerek izleyici, savunucu ve bağışçıların dikkatini çekmemiştir.
  • Bir hak savunucu grubu Salı günü yaptığı açıklamada, hükümet güçlerinin Cumhurbaşkanı Başer el Esad rejimi karşıtlarını bastırma amaçlı devam eden operasyonları kapsamında, 31 Temmuz Pazar gecesi Suriye'nin orta kesimindeki Hama ve çok sayıda başka şehirde en az iki düzine sivilin öldürüldüğünü belirtti.
  • Brüksel ve hak savunucu grupları, Türk ceza kanununun aralarında bu yılki Nobel Edebiyat Ödülünü kazanan Orhan Pamuk ve ülkenin en ünlü kadın yazarı Elif Şafak'ın da yer aldığı düzinelerce Türk aydınına karşı açılan davalara dayanak gösterilen bazı hükümlerini özellikle eleştiriyorlar.
  • Başlangıç Teslis savunucu tarihçi Konstantinopolisli Socrates, İskenderiye Piskoposu olarak Achillas'ı takip eden İskenderiyeli Aziz Alexander'ın Baba ile Oğul'un benzerliği ile ilgili vaaz verdiğinde adının ihtilafa çekilmesine Arius'un ateşlediğini bildirir.
  • Libya, Bingazi'deki El Fatih Hastanesi'nde çıkan HIV salgınının sanıkların ülkeye geldiği 1998 yılındanen az bir yıl önce başladığını gösteren bilimsel kanıtları gözardı ettiği için uluslararası hak savunucu örgütleri tarafından eleştirildi.
  • Hak savunucu Freedom House örgütü, dünyadaki medya bağımsızlığı konusunda yürüttüğü yeni yıllık anketi açıkladığı 29 Nisan Salı günü, küresel basın özgürlüğünün 2007 yılında altı yıldır üst üste düşüş yaşadığını söyledi.
  • Hak savunucu gruplar, Mart ayından bu yana ülke çapında meydana gelen ve binlerce Suriyeli'nin evlerini terk etmesine yol açan çatışmalarda, en az 1300 sivil ve 300'den fazla asker ve polisin hayatını kaybettiğini tahmin ediyorlar.
  • Fakat Dük'ün daha once Barbara'ya yaptığı kurları ve aldığı karşılıkları çok böbürlenerek hikâye olarak anlatmaya başlaması Annina'yi şoke etmiştir ve onun Duke karşı kendini savunucu tavırlar almasına neden olur.
  • Aralarında Helsinki Komitesi'nin de yer aldığı hak savunucu grupları, tasarının medyayı büyük bir baskı altına soktuğu konusunda uyarıyor ve Cumhurbaşkanı Traian Basescu'yu veto yetkisini kullanmaya çağırıyorlar.
  • Romen hak savunucu grupları, kaplamalı plastik kimlik kartlarına yapıştırılmış kolayca çıkarılabilen çıkartmaların kullanılması nedeniyle oyların yüzde beş kadarının etkilenmiş olabileceğine inanıyorlar.
 
Langs.Education © 2026
Site Language
  • English
  • Español
  • Français